9 Kasım 2009 Pazartesi

Aşkın Raconunu Öğrendim Kardeşim

Alma verme dünyası. Ne kadar çok seversen o kadar sevilirsin diyor okuduğumuz kitaplar. Sevmeye önce kendinden başla diyorlar bize. Kendini sevmeyen başkasını sevemez, sevmezse sevilmez diye öğretiyorlar. Yani, ne kadar ekmek o kadar köfte.

Bize, dikte edip inandırıyorlar ki, sevmek karşılıklıdır. Sorumluluk ister, vermek ister. Vermeyi karşılığını görebilmek için ister. Fedakarlık olmadan yaşanmaz aşk, başkalaşacaksın.

Yok arkadaşım, öyle nehir gibi sevemezsin, hep akarak, taşarak, coşarak. O benim suyumdan içse de içmese de, suyum tenine değse de değmese de, benim doğamdır, akarım diyemezsin. Yok arkadaşım, öyle içinden geldiği gibi sevemezsin.

Kuralı var bu işin, belli bir raconu, adabı var. Seveceksen, yalnız birini seveceksin bir kere. Armudun sapı, üzümün çöpü olmayacak. Kalbini ona göre kurup, ince ayar çekeceksin. Başı boş bırakmaya gelmez insan evladının ruhu, yüreğini dövmezsen, bir gün elbet dizini döveceksin.

Onu bulduğumda, beni bekler gibiydi diye anlatabileceksin dost meclislerinde. Mümkünse, esas adam, esas kadın olacaksın. Daha önce de sevmiş ama hiç aşık olmamış diyebileceksin yeri geldiğinde. Ben ona doğru yürürken, o bana koşuyordu diye aklayabileceksin kendini, ilk kim teslim oldu diye soranlara karşı. Dürüst olmayacaksın kardeşim. Eski yaralarını sarıp saklamayı bileceksin.

Ola ki hata yaptıysan da kuralsızca sevdiysen birini, görünmez olmayı da becerebileceksin. Karşılığını beklemediğin gerçek bir aşkı kendi içinde yaşayıp tüketmeyi öğreneceksin. Dimdik ve mağrur olacaksın ki yüreğinin kıyıldığını anlamasınlar. Ayıplamasınlar seni, karalamasınlar. Dokunmayacaksın arkadaşım, senin olmayana dokunmayacaksın. Unutacak ve unutturacaksın. Sana yürümeye kalkarsa, koşarak kaçacaksın. O bile bilmeyecek sende yaşamaya devam ettiğini. Sen, başka türlü seveceksin çünkü, ona hiç anlatılmadığı gibi. Nehrin, yanında yürüyene aldırmadan aktığı gibi.

Bütün bunların karşılığını da alacaksın canım kardeşim. Sevileceksin. İtibarlı olacak, takdir edileceksin. Örnek gösterecek seni kural koyucular. “İyi bilirdik” diye uğurlayacak seni ardında kalanlar.


Öyle, biraz yarım, mutlu mesut öleceksin.

9 yorum:

3yedi75 dedi ki...

ne kadar ilgi o kadar köfte..

Unknown dedi ki...

" Dokunmayacaksın arkadaşım, senin olmayana dokunmayacaksın. " bayıldımmm...

Adsız dedi ki...

Başlangıç için kolay bir izah, " kendini sevmeyen başkasını sevemez " ,bayağı bir yorgunluk, sırf başkasını sevmek için önce kendini sevmek.. bence önce kendini sev sonrada kendini,zaten bu kural karşılıklı geçerli olduğuna göre bu durumda herkez önce kendini seviyor sonra da kendinden artan sevgiyi başkasında kullanıyor demektir.Bütün varken yarıma kanaat etmenin ne anlamı var...Aşk , sevgilin gerçek olmayan uçuk kaçık şeklidir.Biraz adranalin yükseltir hepsi bu.Sonunda geriye yine sen kalırsın....

biri dedi ki...

seveceksin, karşılık beklemeden seveceksin, o seni sevmeden seveceksin.
tutku ile, aşk ile seveceksin,senin olmasada seveceksin.
hep senin olduğu günü hayal edeceksin, bir gün teninin tenine değeceğini düşüneceksin, isteyeceksin, her hücren ile isteyeceksin.
kokusunu aklına, bakışlarınıa kalbine kazıyacaksın. Her yer de, herkes de o kokuyu, o bakışları arayacaskın.
karşısına geçtiğinde sarılmamak için kendini zor tutacaksın, boynunun o sıcaklığında yüzünün ısındığını hissetmek isteyecek, öpücüklere boğmak isteyeceksin.
sana bir adım atarsa, iki adım atacaksın. yakın olacaksın. başın dönecek, vücudun ısınacak, seni seviyorum dememek için avuçlarını sıkacaksın.
zamanı geldiğinde başkalarıda olsa hayatlarınızda korkmadan "seni seviyorum" diyeceksin.
sevmekten korkmayacaksın. herkesi seveceksin.

Adsız dedi ki...

Bu yazıyı yazabilmek icin gercekten cok görüp gecirmiş olman lazım. sen hiç aşık oldun mu?? hic sanmıyorum....

Adsız dedi ki...

Merhaba adsız (Salı, 07:47), aşkı, aşkı taşıyandan başka kim bilebilir ki?

Adsız dedi ki...

07:47, O aşık olmuştu... keşke sende aşık olup denemekten vazgeçmeyecek kadar yürekli olsaydın
Herşeye rağmen...

adsız dedi ki...

Bu sadece aşkın raconu değil,hayatımızın da raconu..

Adsız dedi ki...

Merhaba Küçük Hnm ,

Daha az önce tekerleği yeniden keşfetmekten bahsettim bir yazına yorumda bulunarak.Ben başkalarının tecrube ettiğini söyleyeyim. Aşk yok ! Acıyıda , ızdırabıda yaşatan alışkanlık. Sadece alışkanlık. Bu arada karşılık meselesine gelince capitalist dünyanın kuralı herşeyi pahalandırmak ve karşılığınca almak. Eskidendi çok eskiden ...
Ne demişler anneme biliyor musun ?
''Gelinlikle girdiğin evden , kefenle çık . ''
Zaten böyle olmasaydı sanırım ben cici annelerimin ellerinde büyürdüm :) Şu zamanda böyle biri olabileceğini zannetmiyorum. Sanırım mayamı sadakat olarak atmışlar ki fıtratım yolu tamamlamak oluyor herzaman. Karşılık mı ? Bende böyle bir hatun isterim , sadakatimin karşılığı olarak...

İyi geceler , tatlı rüyalar küçük prenses.

Yorum Gönder